Buraya yazmak ya da içimden konuşmak..
Ben yazmayı tercih ediyorum su anda olduğu gibi..
Yeni bir yıla girmek üzere iken geride bıraktığımız (henüz bırakmadık ) yılın muhasebesini yapmak. Aslında yapılacak muhasebe yok sadece özet geçmek var. Beş duyumuz var ama yaşamak en gereklisi... Yaşamak sadece nefes almak değil gerçekten yaşamak...
Yaşamayı öğrendim ben bu yıl, 2011 de.
Nasıl seninle içtiğim kahveden daha keyif alıyorsam, her şeyi sana anlatmak istiyorsam, gözlerinin içini görmek, yüzüne dokunmak istiyorsam, kaydettiğim sesini dinliyorsam özlediğim de....
Koklamak, görmek, duymak, dokunmak, hissetmek hepsini yaşayarak anlamlı kılmak istiyorum hayatı.
Heyy Hayat diyorum o zaman sana...
Eğer yormaz, üzmez ve zamanla beni korkutmazsan hiç üzmem ben de seni çok uslu olurum söz....
çok mutlu haber: blogdaki saat ayarını buldum.
itiraf: bu cümleden sonra sevinçten şaşırıp sayfayı kapadım yazdıklarım silindi unutmadan hemen yeniden yazdım ama aynısı oldu mu bilmiyorum.
8 Aralık 2011 Perşembe
7 Aralık 2011 Çarşamba
Tiyatro
Müze plus kartımızın gelmesi ile birlikte günler ayarlandı biletler alındı, tiyatrolu günler başladı. Sidikli Kasabası, Opera Komik, Kendi Kendine Konuşmaktır Aşk, Birdy son olarak Kırmızı kaldı diğerlerine de gitmek lazım ama çok arka koltuklar kalmış...
Bu akşamdı Birdy'e yetişememek telaşı yaşandı çok azcık, co-pilotluk görevinde hem navigasyon hem de google map idare etmek zordu ama bir de araba kullananı düşünmek lazım... Karnımız da açıkmıştı, gerçi ofis çıkışı yarım kek ve portakal atıldı ağızlara ama tiyatro girişindeki poğaca ve börekler sıcacık kahve ve çayla bizi yatıştırdı.
Çıkışta kahkasıyla eve dönüldü.
Özet: Çok şükür sağlıklıyım. Çok şükür ailem, kardeşlerim var. Çok şükür sen varsın. Çok şükür gülebiliyorsun. Gerçekten şükür.....
Kaydol:
Kayıtlar (Atom)