14 Aralık 2010 Salı

YETERRRRR

Bir kere de şaşırt beni, çoçuklarından yana ol, koru, ama nerde.....Sanırım böyle bir gün hiç olmayacak
Kendini kullandırmaya ant içtiysen bu hayatta sana da diyecek bir lafım yok artık
Çünkü sen ancak matbaa baskısını anlıyorsun, iletişime geçemeyen bir insansın, gerçek hayatta daha çooook kazık yemen gerekiyor anlayasın aa pardon o da yetmiyor sana çünkü sırf akraban diye gözün de kapalı
Halbuki biz en yakınınız senin ama yok
Ama seni bu sefer affetmiyorum.....
Teşekkür ederim en yorgun olduğum gece beni hırpaladığın, saatimi kopardığın, bilekliğimi ayırdığın, apartmana bir kez daha rezil ettiğin için....

benden bir uzak durun yaaaaaaaaaaaaaaa !!!!!!!!!!!!!!

p.s. bu gece yerine bana araba kullandırmış olsaydın emin ol ikimizde daha az yorulmuş olurduk....

6 Aralık 2010 Pazartesi

...

Hiçbir şeyin önemi yok. Kızım sana söylüyorum....
Bu hayatta ne kadar şanlı olduğunu bilmeyen bir sürü insan var. Zamansızlıktan yakınsan bile insanın aklına gelmeyen yöntemlerle hatırlanan (yapanı gördüm o an değil ama sonra tek başıma kaldığımda özendim :(( tipik kız davranışı insan kendin de olmayını ister yaa aynen öylee
Yüzündeki mutluluğu görmeyeceksem ne yarar sadece benim, senin tek başına mutlu olmam, olman.
Var mısın yok musun? En yakın iken aslında en uzaksın bana. Bu devam ediyorsa ben istediğim için...
Ben değişirsem ne olur peki düşündün mü?
Elinin altında, bıraktığın yerde bulamazsan beni?
Hiçbir şey olmaz merak etme o bile unutulur hatırlamazsın çünkü sen unuttun ben unuttum seni.....

28 Kasım 2010 Pazar

Mız mız bızzz bızz arı dönis

Dün çok trafikte mahsur kaldık. 3 saatte kozyatığından mecidiyeköye geçebildik. Haliyle hırçınlaşmamak elde değil. Kapana sıkışmış fareler gibiydik. Yol tıkalı, ve acı çekeceğimiz belli ama kurtulmanın imkanı yok...Peki 3 saat arabada ne yapar insan? Konuşur, radyo kanalları arasında çılgınca dolaşır, beli ağrıdığı için kıpırdanır, su içer, pencereyi açar, ne yapabilirsin başka zaten, ben ek olarak bir de mızmızlandım haliyle... Tuvaletini tutmak için bir de çaba sarf ettim . .Yol üzerinde benzin istasyonu görülür, girilir. Wc önünde turist kalifesi olduğunu görünce şaşırmazsın bile çünkü bu ancak senin başına gelir, benzincide ne arar o saatte 20 tane japon turist. Neyse su ve bisküvi alıp çıkılır marketten yola devam.. Karşıya geçilir.. Sonuç... sonuç falan yok burada hayat faktörü diye bir kavram var ve benimki bayağı bir yüksek. Çarptın mı fena.

5 Ekim 2010 Salı

6 dakika:)

Hızlıca yazıyorum buraya kaybolma bir yere :) minik kedicik arenaya çıktı, kükreyen kaplana verdik onu bugün bakalım neler olur, neler biter?
Sonra uzun uzun yazacağım sana
p.s. I love you

18 Temmuz 2010 Pazar

PAZAR PAZAR

Pazar günü en sevdiğim şey çamaşır yıkamak :) Seviyorum seni çamaşır makinamm

En büyük Asker Cihan

Kadıköy-Moda-Kadıköy-Beşiktaş-Nişantaşı-Osmanbey-Gayrettepe
Üç günlük gezme limitimi doldurdum diyorum. Cuma akşamı asker iznine gelen Cihanla Kadıköy'de buluştuk. Yemek yemeye hadi modaya gidelim dedi hoop moda beltura gittik. Hava da deniz kenarı olunca rüzgarlı ooooo süper serin :) çok içki içmeyen ben bile sarap olsa güzel olur dedim :) neysee.. şarap yerine gazoz içtik. yemek yedik askerlik anılarını anlattı .Kızların yapacağı bir şey değil bu askerlik buna karar verdim. Gecenin yorumu budur. Oturduk hava karardı daha da güzel oldu kafamı sıfırladım bi anda :) Sonra içki içmek isteyince Kadıköyde ben de onu midye tavacılara götürdüm. Sutinin kulaklarını çınlattık ve 1 er tane midye dolma yedik :) suti olsa dedik güldük....
Karşıya geçen dolmuşla beşiktaşa gittik trafik zincirlikuyu tarafında felç, sahilde tur attık ben çingene vapuruna binelim dedim o saatte vapur falan yokmuş pöfff olsa ona da bineceğim taksiyle eve çıkalım dedik taksiye binince ordan da burdan mı diye soran taksiciye daha cevabımı beklemeden yol ayrımını yapıp nişantaşı-harbiye-osmanbey- mecidiyeköy turu yaptırdığı için teşekkür ettik ....
Eve gelince Cihan hangover filmini seyretti ben de aşağıda Türk işi CSI-Newyork kanıt peşinde diye bişi seyrettim. Serbest zaman geçirmeyi özlemişim dedi ben de özlemişim :)))

Rüya:)

Geçen hafta Rüya ile buluştuk. Okuldan sonra hiç görüşemedik ama bi şekilde haberleşiyorduk :) Zaten pek değişmemiş :))) görüşmediğiz zaman içersinde fiziksel bir değişim söz konusu değil yani :) Beni Ataşehirden alıp önce Palladiuma götürdü çok güzel bir mekanda oturduk. Konuş konuşş bir sürü seyden.... sonra evlerine gittik.. o akşam okuldan- facebooktan-ortak arkadaşlardan- sevgili muhabettinden- borsadan-işten güçten- ablasının yeni doğan bebeğinden ve ilk bebeğin bu kardeşini kıskanmasından aklımıza ne gelmişse hepsi hakkında konuştuk. Güzel bir akşam geçirmiş oldum Teşekkürler Rüya...

12 Haziran 2010 Cumartesi

Kalp kalbe karşı derler :)

Tramvay bekliyorduk Tuti ile Taksimde o sırada klanert çalmaya başladı biri:)
Tk: Suat olsaydı fasıla falan giderdik
Dg: Evet yaa artı yola mesela
Tk: Arada bir yazıyor msn den bana
Dg: Onun interneti çok yavaş hemen cevap yaz bekletme çoçuğu, ne diyor:)
Tk: Boncuk falan diyor :)
zırr zırr zırr +66xxxxxx numara beni aramaktadır.
Dg: Açayım mı? Kim bu ?
Tk: Aç ya ses gelmezse kapatırsın hemen
Dg: AAAAAAAAAAAAA suti
Çok sevindim. Türkmenistan da kendisi, konuştuk, o da anlattı ben de anlattım:) Pınar'ın ünlü sözüne benzedi "onlar bize baktı biz onlara" gibi bişi oldu aramızda:) Çok özlemişim valahii sesini duydum, ses tonu da güzeldi. Bana sahip çıkmasını, en yakın "erkek "arkadaşımı özlemişim ne iyi etti aradı yahuu

9 Haziran 2010 Çarşamba

Saatler saatleri kovaladı, kaçamadım

Zaman dur yahu ne kadar çok hızlı geçiyorsun, akşamları eve gelince canım hiç bişi yapmak istemiyor üüüüü kıyafetlerimi bile çamaşır askısından toplamadım rekora koşuyorum galiba, babam bile artık katla şunları dedi ama ben tehlikeyi hemen savuşturdum. Tabiki altın kuralımız neymiş "Öncelikle panik yapmıyoruz" muş.Savuşturmak dedim de aklıma yetkin geldi:) ofiste bugün yaşadığımız olay superdi tam bir zamanlama harikasıydı, şöyle ki yetkün bana doğru top haline getirdiği kağıdı atarken tam o esnada kafamı çeviren ben, saçımın topuzu sayesinde topa vururum yetkin surat ifadesi süperdir zaten bu ancak bizim başımıza gelir.
Kendimle ilgili ise içimdeki x kromozomu ağır basar oldu bu aralar, kilo vermem lazım ama kendimle ilgili süper tesbittim var dayatmaya gelemiyorum, bi listeye bağlı kalamıyorum, az yerim yediğime devam ederim öle elimde 14 günlük yemek programı olmaz bana :)
Çok konu değişti Aslı ile Barış ın haftasonu aileleri tanışıyor. Hadi bakalım hayırlısı :) Bi insana salak diyeceğim ve o beni sevmeye devam edecek:) Evet ben onu seviyorum o minik bi kuzu ama o bir endüstri mühendisi bu da gerçek
Süper mega not: Güzi, Valeri ye anne kedi dedirtmişsin yaa bravo bence bunun ötesi yok.

31 Mayıs 2010 Pazartesi

Cumartesi-Pazar

Haftasonu tatili mayıs ayının bitmesini müjdelercesine bol aktiviteli geçti. Cuma akşamı eski ofisteki arkadaşlarla buluşuldu ve ofisten ayrılan Burcu nun veda yemeği yenildi. Yemek sonrası yeni evli çiftimiz "ormancı'lara" yatıya gidildi. Gecenin 4 ünde yatıldı :) Sabah ise bir iddia uğruna 8:15 te ofiste hali hazır bulunmaktaydım. İddia bizim işimiz by DG.
Güne erken başlamışken zırrr telefon çaldı ??? Arayan Emine Ablaydı, müzikale bilet almışlar ama oğlu Kerem hasta diye biletleri almak ister miyim diye bana sordu ? Tabiki yesss :) dedik ve Kuruçeşme Arenada müzikal seyretmiş olduk aslında çok güzel oldu:) Tuti doktora yeterlilik sınavını geçmiş :) ona da bana da değişiklik oldu :) Ofisten büyük şefimiz Tolga Bey ve Aslı da bizimleydiler:) Kurçeşme Arenaya ilk defa gittim, beğendim deniz kenarı ve konser için güzel bir yer. Çıkışta çok trafik vardı ortaköyden beşiktaşa yürüdük sonra da eve geldik. Uykumun gelmediğine Aslı da şahit oldu, yoruluyorum ama 2 dakika uzanınca Aslı ben reloaded oldum dedim gülüştük :) Pazar günü ise kurumsal firmalarımızdan birinin isim vermeyeceğim reklam olmasın "KRALİÇE" nin 2010 bahar şenliğine sarıyere gittik. Ormanın içinde çoçukların çok eğlendiği büyüklerin yemek kuyruklarında beklediği bir sürü standın açıldığı bir yerdi:) Evet suti bir sürü eşontiyon topladım yuppiiii bana.Hafta sonlarında avm lerde geçirenlere yazık diyor biraz ağaç, ördek, böcek görmenin bünyeye yarattığı huzuru ise tarifliyemiyorum. Yaz geldi İstanbul a çok sıcak ofiste klima olmasa bayılacağız, altımızda ekmek fırını var yahuuu :=O xxx

25 Mayıs 2010 Salı

Hafta içi

Tutinin 3 günlük doktara sınav maratonu bugün itibariyle bitti:) Şonuç belli değil henüz, bekliyoruz bakalım.
Dg nin ofis hayatı normal seyirde gidiyor, sabahları yarım saat rotarla işe gidiyorum, metrobüsle geçsem de karşıya, Uzunçayır'da indi-bindi derken hupp orada 20 dakika bir de duraktan ofise yürüme 10~12 dakika arası kaybediyorum ama hareket iyidir Ağa diyorsan bendensin...
Masam çok dağılıyor çalışırken, neden peki? Karmaşa oluyor yazdığım şeyi arıyorum halbuki Logolu defterlerimiz var yaz oraya yokk olmaz illa yazıcam sonra da bulamayacağım. Yarından itibaren daha düzenli çalışacağım söz:)
Böyle kendi başıma kalacağım bir yere gitmek istiyorum şu anda sessiz olsun... kafamın içi boşalsın
bunu yazmak istedim
uzatma kısa kes der gibi içimdeki Deniz'e

sanmışsın....

seni karanlıklara bırakmak istemezdim :(

22 Mayıs 2010 Cumartesi

....

unutması bana kaldı.
"marifet her şeyi bilirken, sevebilmek bilmezden gelerek"
bu mu yani?
söz veremem....

Cumartesi

İşte olduğum sırada telefonum çalar zırrr zırrr
DG: Alo
XX: Alo
DG: Mustafa?
XX:Hee mustafa..
DG: !!!!
anaamm anamm canım arkidişim Bahadır aramış taa asker ocağından, Ankara'dan. Kıyamam ona. Anlattı bişiler, selam çakmadığı için 2 hafta ceza yemiş, sinir oldum sanki adam sivil hayatta gece gündüz selam çakıyor. Yaa yazık o zaman askeri lisede okuyanlara....
Ama artık telefonda mıy mıy konuşan bir Bahadır yok , sesi gayet tok ve akıcı bir konuşma ....
Seviyorum bu çocuğu yaa, azcık kiloda versin askerlik bu adama yarayacak :)
Not: Geçen sene evimizin önündeki dut ağacından büyük bir azimle bir torba dut toplayıp yemiştik:) Dutları gördüm geçen gün, olmaya başlıyorlar, bu sene tek başıma yiyeceğim hepimizin yerine afiyetle :)

19 Mayıs 2010 Çarşamba

19 MAYIS

Bu gün resmi tatil ama bana değil neden mi? Kendim ettim kendim buldum :) Çamaşır makinesine sabah çamaşırları attım ama bittiğinde içindeki su gitmemişti pöfff ben de sıkma ve durulama işlevi gördüm. Sonra o kalan suyu boşaltmak için tekrar çalıştırdım ama su gideceğine çoğaldı :( pöfüdükkk. Babamı aradım akşam icabına bakar o :) Ben de yeni maceralara yelken açtım evde :)
Oda toplama varan 2 ye geçtim :) Ivır zıvır ne varsa atmaya başladım.Toz aldım.Ana kuralımız baş kahramanımızın sloganıyla DÜZEN TERTİP İNTİZAM :) I LOVE My mom eee ne oldu peki saat 18:43 italya saatiyle 19:43. Olsun yaaa ben böyleyimmm Toplamak adına dağıttım odayı düzenlemeye devam :)
PS: GÜZİ BEN DE SENİ ÇOK SEVİYORUM

To do List

1- Kullandığım şifreleri bir yere yazmak istiyorum bunama belirtileri başladı unutuyorum
2- Ders notlarını kaldırmak istiyorum Güzi lineer cebir notlarını da atayım mi:))
3- Kışlıkları torbalara sokup havasını almak istiyorum
4-Muftak kısmını da düzeltmek istiyorum
5-Yüzmek istiyorum deniz de ama :(

18 Mayıs 2010 Salı

GÜZİ ye Mesaj

Güzi için daha sık yazmaya çalışacağım :)

14 Mayıs 2010 Cuma

Afacan Dönis Mecareları Bölüm 1

Hayat iş-ev-hatta evde tek odada - tekrar iş sonra ev arasında geçmekte ama bu afacan dönis' in maceralarının oluşmasına engel değil. Rutine bağlanmış hayat, şu aralar tavan yapmış durumda :( Zaman ise adeta kıymetimi bilmezsen hüppp diye geçer giderim diyor bana. İyi de yapıyor her şeye bahane bulan ben, böylece Haziran ayına kadar kafamı sıfırlamış bulunuyorum. Bakalım bahanelerim tükenince ne olucak? Ofisteki hayatımdan ise mutlyum:) Bir de düşünce hızım ile konuşma hızımı da ayarlarsam çok iii olucak. Ofis arkadaşım, aynı zaman da okul arkadaşım Yetkinin de ofiste mutlu olmamda payım büyük, ya da bu da bir kendimi kandırışım mı bilemedim :( Bu sene İTÜ-Fest e de gidemedim :( üüüü ama gidecek kimse de yok yahuu Suti, Güzi, Tuti, Bahadır, Noyan yani geçen sene kim varsa ben hariç hepsi uzakta Ben ne yaptım peki
A) Tek başıma konserlere gittim
B) Ofiste çalışabildiği kadar çalıştım. Seçenekler bile 2 şık anla artık olasılıklar ne kadar az :)
Halbuki bu aralar iyi de yemek yiyorum nereye gidiyor bu enerji:? Aaa buldum o da göbeğimde toplanıyor :P pöfüdük
Karnım ağrıyor birazcık hasta olucam galiba :( Hadi bekliyorum gel artık...

11 Mayıs 2010 Salı

Neden mi ?

Yazıyorum çünkü,
-Benden uzakta olanlara başımdan, başımızdan geçenleri paylaşmak için, (beni bırakıp gittiler neler kaybettiler neler görsünler :(
-Yazdıklarımdan ders çıkarmak, ( "yazarak çalış kızım aklında kalır" )
-İçimi dökmek,
-7/24 bilgisayar nöbetimi devam ettirmek için YAZIYORUM. İtirazı olan :???

İlk Yazım :)

Söz uçar yazı kalır demişler. Uçmasınlar artık.......