12 Ocak 2016 Salı

I just need you now

There was a heavy rain when we took my mother from hospital after she passed away. I felt the sky was crying so was I. I was thinkg during all funeral how will we live through with this? I would not hear my mom's voice again. It was unexpected and we were all alone, my sisters and dad. Losing someone significant...breathing became an effort.Today I have same questions ....

This is never truly goodbye, we will see each other again ....

15 Mart 2012 Perşembe

1-2...

Zamanın geçtiğini unutsam orası bana hatırlatıyor....
İlk gördüğümde 1 şimdi bugün tesadüfen baktım 2 diyordu.... Hatta son yazısı....
Zaman nasıl da geçiyor....
Hiç sonu yokmuş gibi yaşamak çok garip...

23 Ocak 2012 Pazartesi

Anne ~ Annecik

Anneler aynı,
bebişlerini düşünmeleri aynı...
biz de aynıyız...
Bazen insan burnun ucunu göremiyor ama herkes özünde iyi...
Sadece güzel güzel konuşmak gerekir...
Sen istediğini düşün, istediğini yap ama bunları yaparken güzelce izah etmeli her şeyi...
Seni senden fazla düşünen biri varken hayatta kıymetini bilmeli....
Annesiz büyüyen çocuklar varken bir de şimdi düşün....

annecik her şeyin farkında, düşünceli, iyiliksever ama yorgun...
anlayış lazım bir tutam....
serp sen de onu üzerine, üzerimize.....



8 Aralık 2011 Perşembe

D-Doku

Buraya yazmak ya da içimden konuşmak..
Ben yazmayı tercih ediyorum su anda olduğu gibi..
Yeni bir yıla girmek üzere iken  geride bıraktığımız (henüz bırakmadık ) yılın muhasebesini yapmak. Aslında yapılacak muhasebe yok sadece özet geçmek var. Beş duyumuz var ama yaşamak en gereklisi... Yaşamak sadece nefes almak değil gerçekten yaşamak... 
Yaşamayı öğrendim ben bu yıl, 2011 de.
Nasıl seninle içtiğim kahveden daha keyif alıyorsam, her şeyi sana anlatmak istiyorsam, gözlerinin içini görmek,  yüzüne dokunmak istiyorsam, kaydettiğim sesini dinliyorsam özlediğim de....
Koklamak, görmek, duymak, dokunmak, hissetmek hepsini yaşayarak anlamlı kılmak istiyorum hayatı. 
Heyy Hayat diyorum o zaman sana... 
Eğer yormaz, üzmez ve zamanla beni korkutmazsan hiç üzmem ben de seni çok uslu olurum söz....


çok mutlu haber: blogdaki saat ayarını buldum.
 itiraf: bu cümleden sonra sevinçten şaşırıp sayfayı kapadım yazdıklarım silindi unutmadan hemen yeniden yazdım ama aynısı oldu mu bilmiyorum.









7 Aralık 2011 Çarşamba

Tiyatro

Müze plus kartımızın gelmesi ile birlikte günler ayarlandı biletler alındı, tiyatrolu günler başladı. Sidikli Kasabası, Opera Komik, Kendi Kendine Konuşmaktır Aşk, Birdy son olarak Kırmızı kaldı diğerlerine de gitmek lazım ama çok arka koltuklar kalmış...
Bu akşamdı Birdy'e yetişememek telaşı yaşandı çok azcık, co-pilotluk görevinde hem navigasyon hem de google map idare etmek zordu ama bir de araba kullananı düşünmek lazım... Karnımız da açıkmıştı, gerçi ofis çıkışı yarım kek ve portakal atıldı ağızlara ama tiyatro girişindeki poğaca ve börekler sıcacık kahve ve çayla bizi yatıştırdı.
Çıkışta kahkasıyla eve dönüldü.
Özet: Çok şükür sağlıklıyım. Çok şükür ailem, kardeşlerim var. Çok şükür sen varsın. Çok şükür gülebiliyorsun. Gerçekten şükür.....

28 Kasım 2011 Pazartesi

ben...

Biraz içimden konuşuyorum bu aralar bazen sadece bakıyorum görmeye çalışıyorum gözlerini kapatıyorum. Kafamın yapısından kaynaklı yüz ifadelerini unutamıyorum...Onu tanıdığımdan beri o kadar üzgün ımmm üzgün değil de aslında bir haber alırsınız ve bu haberle çarpılmışa dönersiniz yaa öyle gördüm ben onu bir pazar günü. (bir de çok üzücü bir olay da...) Üzülmüş belli... Üzüntü yorar insanı o da yorgun gözüküyordu zaten. Onun için ağladım zaten...Ona ona ona hepsine ağladım....

19 Eylül 2011 Pazartesi

Yetişmek

Feribot yolcusu kalmasın....
Gidişte ve dönüşte feribota yetişmek için bu ne çaba yarabbi, dörtlüler mi yakılmadı, yoldaki satıcılar mı çekil çekil diye el kol işaretleri ile uyarılmadı, suratım kıpkırmızı oldu yetişene kadar ne oldu peki gidiş-dönüş yetişme telaşı içinde adrenalinin tavan yaptığı noktalar olarak tarihe geçti...
hımm bir de rüzgar- elbisem- elimdeki kahve ile savaşım var görmeyin evlere şenlik:) ahh be arkamda oturan teyzeciğim bana yardım etmiş olsan bunlar başıma gelmezdi:)
Düğün dernek güzel organizasyon...
Bu seferlik aklımda kalanlar sırasıyla pofuduk pide ile döner kısaca löp et, no:25 stone oje, sacha kuaför kartı-dilek-tugay, televizyon değişimi, göz doktoru yunus can ve tatlı eşi çiğdem, gönlü ferah, sıcak çok sıcak, memura teşekkür eden en sakin gelin, boy ortalaması yüksek düğün, kanun hükmünde ablalar, hayal kahvesi, konser, tekila kazanan yavru aslan, şahane pazar kahvaltısı, lime jam, con kahvesi, the body shop çantası, kedicik biblosu ve pofuduk terlikler, hasta ziyareti, trafik var haberi gelmesi ve dönüş ama ne dönüşşşş.....Finally
And oscar goes to "Para bulunca komünizim, koca bulunca feminizim biter."