Korkuyorum diye uyandım pazar sabahı... Gerçekten korkuyorum her şeyden. Önce kendimden, sonra düşüncelerimden (onlar da bana ait) o yüzden gene kendimden korkuyorum, sonra korkunun kendisinden korkuyorum. Belki de uyanmak istemeyişimin sebebi budur, kalkamadım yataktan zor geldi, ağlamak istedim evde de yanlız değildim(sebepsiz ağlamak nerden çıktı olacaktı), eşya taşınırken küçük bir kazacık oldu ben de içimi akıttım resmen:(
Eşya taşınması Küçükbakkalköy'e taşınmamdan ötürüdür. Babam sabah içindeki canavarı benden önce uyandırmış eşyaları ayarlamış, ve iş programını yapmıştı ben ise gün boyunca onun enerjisini sönümlemekle uğraştım yoksa ikimizi de yorgunlıktan öldürecek bir program yapmıştı. Genetik bir durum bence "her şeyi sen yapamazsın, yardım alman gerekir" olgusu bu adamcağızda yok.
Cumartesi günü zaten Emine ve Pınar Abladan alınan eşyalar ile ilk postamızı yapmıştık. Bu sayede bulaşık makinamız, küçük bir kitaplığımız, 2 tane dev, iki tane bıdık cinsinden minderimiz olmuştu. Ama pazar günü kendi güç sınırlarımızı zorladık. Gayrettepeden yüklediğimiz eşyaları belki 20-25 dakika içinde yeni evimize taşıdık. Asansör olmasına rağmen merdiven kullanmamız takdir edilmeliydi çünkü artık günün sonunda tam bir ekip olmuştuk.
Günün eşyası; portmanto, günün olayı; bizim onu monte etmemiz oldu. Yeni eve pek sığmadı ama insan bu kadar taşıdığına da kıyamıyor, bırakamıyor.Dolap kıymetli bu aralar, bırakamam ben onu, yerim yok bütün ayakkabıları oraya sığdıracağım. Günün sözü; yatağı ve kanepeyi götürüyorum ki eşya topla, iş yap azcık diyen babama aittir. Günün tespiti hamileler ağır yük kaldırmasın, ben bugün biraz erken hasta oldum sanırım sebebi portmandodur.
Aradaki konu dağılması olabilir ama artık kendimi istiyorum hayattan......
Aslında bu notu kendim için yazıyorum....
İnsan kendisi için çabalayan anne baba kardeşlerini görünce onların kıymetini ve aile kavramını daha iyi anlıyor.
Sonrası telefon konuşması, ağlamak, yıkanmak biraz da eşya toplamak, hep düşünmek ama cümle kuramamak, bilmiyorum demek.....
Bil artık Deniz, bil.....